SSSZLK Deliler Ülkesi, ilk olarak dijital platformlar için tasarlanmış bir televizyon dizisi projesiydi. Ancak radikal bir kararla bu hikâyeyi roman olarak değerlendirmeye yöneldim.
Neden mi?
Çünkü yirmi beş yıl boyunca yazdığım senaryolar, televizyon programları ve belgeseller birer birer uçup gitti. Güncelliğini koruyan hikâyeler bile, görselleştirildikleri anda teknolojinin hızına yenik düştü. VHS’nin VCD’ye, VCD’nin DVD’ye, DVD’nin Blu-ray’e teslim olduğu bu akışta, bütün bir külliyat teknoloji karşısında silikleşti.
İnsan belli bir yaşı geçtikten sonra, galiba kalıcı bir şeyler bırakmak istiyor. Bunun kusursuz bir edebiyat eseri olmasına gerek yok. Zamanla okunup bir kenara bırakılan, yeri geldiğinde elden çıkarılıp sahaf raflarına düşen; belki bir öğrencinin elinde yeniden hayat bulan bir roman da yeterli. Bu kitap, biraz da bu düşüncenin ürünü.
SSSZLK Deliler Ülkesi, bir üçlemenin ilk halkasıdır. Geçmişe eleştirel bir gözle bakan, bugünü sorgulayan ve geleceğe temkinli bir karamsarlıkla yaklaşan evrensel bir hikâye anlatır.
Bu roman, en çağdaş, en gelişmiş ülkelerde bile insanların sesinin çeşitli gerekçelerle kısıldığı; ses çıkarmanın son mecrası haline gelen dijital alanların dahi sınırlandırıldığı bir dünyada, geleceğin teknolojiyle kendiliğinden aydınlanacağı yanılgısına düşenler için bir uyarı niteliği taşır.
Bu roman, hayatının büyük bölümünü gözlemci olarak geçirmiş bir yazarın gerçekçi bir gelecek öngörüsüdür.
İnsanların sistematik bir biçimde yalnızlaştırıldığı, yoksullaştırıldığı, sessizleştirildiği; tatsız, tuzsuz bir hayata mahkûm edildiği bir dönemin hissettirdikleridir.
Bu roman, değiştiğini sandığımız bir dünyanın aslında aynı yerde dönüp durduğunu anlatır.
Bu roman, toplumun farklı katmanlarında, birbirlerinden habersiz biçimde, trajedileriyle boğuşan insanların hayatta kalma mücadelesinin anlatılmayan hikâyesidir.
Ve üzerine örtülen sessizliğe rağmen varlığını duyurmaya çalışan bir toplumun son sesidir…
Yine de bu roman bütünüyle karamsar değildir.
Aksine, bütün gerçekçiliğiyle şunu fısıldar:
Umut hep var.
Aydın Üredi